Halil Epik: Sinister

sinister 2
“Sinister” adını çok duymuştum. Dillere düşen filmlere ön yargılı yaklaşırım genellikle. Çünkü toplumumuzda bir film çok konuşuluyorsa ve toplum genelinde beğenilmişse bu bir gerilim-korku filmi için tehlikeyi işaret eder çünkü o filmde çok büyük ihtimalle popülist bir yaklaşım vardır.

Peki bu popülist yaklaşımda neyin nesi?

Kabaca açıklayacak olursam bu yaklaşıma içinde mantardan çok başka malzeme olan bir mantar yemeği diyebiliriz.
Ne demek mi istedim?

Bir mantar yemeği yaptığımızı düşünelim. Yemeğin içinde mantar dışındaki malzemeler, mantardan çok ön plana çıkmamalı ki bu yüzden daha az miktarda uygulanmalılar. Bir mantar yemeğinde mantardan baskın besinleri kullanırsan o yemek mantarlıktan çıkar, türlü gibi bir yemeğe dönüşür; fakat işin ilginç tarafı da şudur ki bu “türlü” yemek genele hitap eder ve beğenen ve beğenmeyenler arasında bir not dengesi söz konusu olur. Yoklukta ise bu yemek tavsiye edilir. Tıpkı korku-gerilim filmi yokluğunda bir filmin dile düşüp önerilmesi gibi. Film kötüyse zaten akla bile gelmez.
Örneklerle devam edeyim demek istediğimi anlatmaya.

Mesela “Mama” filmi salt korku gerilim filmi olmaktan çıkmıştır. Çünkü bir dram katma çabası söz konusudur filmde ve bu türün orijinalliğine zarar vermiştir. Yani yemek mantar yemeği olmaktan çıkmıştır. Örneğin biberi fazla kaçmış mantarın tadını kaçırmış diyebiliriz.

Diğer örnek vermek istediğim ise “Dark Skies” filmi. Bu filmde de aksiyon katılmaya çalışılmış. Aynı şekilde mantarlıktan çıkmış. Mantarın içine patates atmışlar.

Ben bu saydığım iki filmi sevmedim demiyorum. Güzel yönleri vardı elbette. Farklı tatlarda filmler olmuşlar. Türe de hizmet ediyorlar; fakat “Sinister” kadar hiçbiri türüne saygı duruşunu gerçekleştirmemiş.
Sinister da korku-gerilim filmlerinin kaçınılmazı olan klişelerden kurtulamamış olsa da film boyunca korunan çizgisi sayesinde bir gerilim filminin hakkını veriyor. Bu film hangi çizgide başlıyorsa öyle bitiyor. Yani şunu diyeyim; adamların öcüleri yenme aksiyonu veya aile dramları söz konusu değil. Açık bir şekilde söyleyebilirim ki gerilim filminde çizgiyi koruyamazsan yani yükseliş ve alçalışlar kullanırsan konsantrasyonunu kaybedersin. Bu yüzden bu filmi çok sevdiğimi söyleyebilirim.

Mantar yemeği ziyafeti çektim, doyduğumu hissettim. Yani salt gerilim ve biraz da korku ile doldurulmuş bir film izledim.

Ayrıca şunu demek istiyorum ki korku-gerilim filmlerini diğer türleri izler gibi izlemeyin. Yani bu filmleri izlerken ortamını hazırlayın. Arkadaş ortamında laklak ederken, ışıklar açıkken, tamamen filme odaklanamamışken, bir film, bu türün ne kadar ilahı olursa olsun izleyicide etkisi olmayacaktır.

Ayrıca filmlerin konularını da yorumları da okumayın filmden önce. Hatta mümkünse trailerlarını bile izlemeyin. Çünkü yiyebileceğiniz en ufak bir spoiler film keyfinizi kaçırabilir. Bu türün en büyük tehlikelerinden biri de bu maalesef.

“Sinister”’ı da gece yarısı sessiz bir ortamda, ışıklar sönük bir şekilde ve filme odaklanmış bir şekilde izlemenizi tavsiye ediyorum. Bu türün bir severiyseniz ve bu türün gerçekte ne olduğunu biliyorsanız tam size göre bir film “Sinister”
sinister 3

Filmdeki müzik ve sesler ise olması gerektiği gibi. O yüzden ses sisteminiz varsa öyle izlemek tabii ki daha keyifli olacaktır.

Filme puanım 10 üzerinden 8.

Filmin sonunu daha filmin başında çözebilmiş olmasaydım(daha ilk 5dkda herkesin çözebileceği bir son değil) rahat bir şekilde 10 üzerinden 9 puanı verebilirdim. Benim için tek kusuru buydu filmin. Ama dediğim gibi filmin genel çizgisi, son zamanlardaki çekilen kötü denilebilecek bu türün filmleri sonrasında yüzümü güldürdü. En sonunda olduğumuz yıllara yakın güzel bir gerilim-korku yapıldı dedim. Ayrıca 10 üzerinden 8 notum bu türde verdiğim en yüksek puanlardan biridir. 9 verseydim tek olacaktı bu puanda.
Filmde, başka filmlerden parçalar görmeniz normaldir; fakat bu parçalar bu filmde güzel bir birliktelik oluşturmuş. Mesela dün “Manhunter” filmini izledim ve oradaki bazı sahnelerin birebir kullanıldığına şahit oldum. “Sinister” izlediğimi sandım. “Manhunter”da o sahnelerde ses ve veya müzik yoktu; fakat kafamda “Sinister”daki sesler ve müzik yer aldı.

Filmi, bu türü sevenlere şiddetle tavsiye ederim. Ama aksiyon katılmış korku-gerilimleri seviyorsanız bu filmden sıkılacaksınızdır.

Advertisements

Ne yazsam

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s