Kkaarga: Şey Gibi, Ben Bazen, Yerli Yersiz Bir Yazı İşte…

the crow

şey gibi-kkaarga
Karanlığın kıyısından
damladım…
kağıtta bir izim.
sessizim.
sensizim.

ben bazen-kkaarga
dün sarhoşken çok küfür etmişim. bugün sarhoşum çok özürdiliyorum. ama bizi sevin rica ederim. size benden bi hediye daha… adam olun.

Soğuk duş, akşamdan kalan tüm izleri üstümden siliyor. Gün güzel, çok güzel. Dışarı çıkıyorum, güneş o kadar parlak ki -ya da bana öyle geliyor- fazla bakan kör olur. Bu aralar alkol yok diyorum, şarap kokmayan bir nefesle mevsimin tadını çıkarma isteği doluyor içime. Evcil hayvan falan satılan dükkanların toplandığı bir sokakta baya zaman öldürüyorum. Tavuk gibi ama pır diye uçabilen bir hayvana bakıyor insanlar. Öyle hayvan mı olur ? Hoşuma gitmedi…

Yerli yersiz bir yazı. Ama yazı işte. Karga
Camdan sızan serin havayı içine çektiğinde henüz daha tam uyanamamıştı, bir nefes daha aldı, gözlerini açtı… Tavana dikilen gözleri günün tüm amaçsızlığını sorguluyordu. Kafasında, ne-neden-nasıl soruları çınlarken hayattan adım adım soğuyordu. Ölmeye karar verdi, ister yaşar ister ölürdü bu kendi elindeydi… Kesin sonuçlu bir intihar istiyordu, yarım kalmamalıydı her işi gibi. Düşündü taşındı en sonunda klasik yönteme, kendini asmaya karar verdi. Kilere indi, ışığı açtı, ampulün titrek ışığı loş kilere farklı duygular işliyordu, ampulü değiştirmeli diye düşündü, urgan olarak en uygun olan ipi buldu ve tekrar odasına doğru yol aldı. Kapıyı açarken sol pervazdaki çiviye dikkat etti, aman batmasın dercesine bir hareketle çividen sıyrıldı odasına girdi. Tüm hazırlıklarını tamamladığını sandı fakat üstüne çıkacağı bir tabureye ihtiyacı vardı. Salona gitti, orada ki üç sandalyenin de bacaklarında sorunlar vardı, neme lazım düşerim diyerek mutfakta ki sağlam sandalyelerden birini almaya gitti.O sırada aklına bir şey takıldı, kilerde değiştirmeyi düşündüğü ampul, kapının pervazında batmasından çekindiği çivi, düşmekten korktuğu için en sağlam sandalyeyi araması… Bunlar hep hayata dair şeylerdi. Biraz sonra ruhunu teslim edecek birinin cenaze-intihar seremonisi içinde yer alması gayet abes duran şeylerdi. Durdu, düşündü, yaşamını hala daha iyi kılacak şeyleri, ince ayrıntılarına kadar hesaplar durumdayken nasıl ölmeyi çıkış yolu olarak düşünebilirdi? Ayakları olmayan birinin ayakkabı kataloglarına bakması gibi, kel birini saç şekillerini kurcalaması gibi bir şeydi bu. Camdan sızan serin havayı içine çektiğinde henüz daha tam uyanamamıştı, bir nefes daha çekti, şimdi uyandı.

Advertisements

Ne yazsam

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s