Şeffaf

200px-Şeffaf

 

Roberta Anderson, köpeğiyle birlikte her zamanki gibi dolaşmaya çıkmıştı. Ama bu gezintinin bir kabus gibi bütün kasabaya çökeceğini kise bilemezdi. ”

Okur sevdiği bir yazara yeniden döndüğünde eski okuma keyfine tutunmak ister. Üstelik döndüğü yazar sevdiği yazarlar arasında rahatlıkla ilk beşe girebiliyorsa beklenti artabilir. Stephen King’in Şeffaf’ı bu beklentiyi zaman zaman fazlasıyla karşılayan asla vasatın altına düşmeyen bir kitap.

Stephen King’in uzaylı camiasıyla içli dışlı olması bilinen bir durumdur. Pek çok romanında uzaylılarla direk veya dolaylı yoldan temasa girer satırlar. Amerikan hükümetinin dünya dışı evrendaşlar hakkındaki bilgileri gizlemesine dair göndermeleri de unutmamak gerek.  Bu kadar E.T, Alien bilgisine rağmen King’in uzaylı tasarımları hep farklı farklıdır. Pek birbirlerini andırmazlar. Neticede kimse aynı gezegenden geldiklerini de söylemiyor zaten. Tabii King’in kaleminin en önemli mahareti de birbirinden farklı çizdiği uzaylılar değil. O ne yazarsa yazsın, korkunun kaynağını ne olarak işaret ederse etsin (uzaylı, palyaço, araba, iblisler, hayaletler) asıl gerilim, korku, vahşet unsurunu insana dayandırmasıyla atmosferini yaratır. Küçük kasabaları, tren yollarını, ormanları vb. dekorları da atmosfere dahil eder. Örneğin Sis öyküsünü hatırlayalım. Sis nereden geldiği belli olmayan canavarlar yüzünden süpermarkette mahsur kalan bir grup insanı anlatır. Dışarısı tehlikelidir, ölüm kol gezmektedir fakat asıl tansiyonu yükselten insanların çıldırmanın eşiğine gelerek, din üzerinden yapılan tartışmayı da ihmal etmeyelim, tanıdıklarını, komşularını, hemen her gün karşılaştıkları insanları canavarlara kurban edebilecek hale gelmeleridir.

Şeffaf romanında da benzer bir durum mevcuttur. King henüz ilk sayfalardan bizi uzaylı fikriyle karşı karşıya getirir. Kendi halindeki Haven kentini kökten değiştirecek bir keşif yaparız Boby Anderson’la birlikte. Roman ilerledikçe keşfedilen nesne kadar belki de daha fazla keşfedenlerden korkmamız gerektiğini anlarız. Peki kimdir onlar? Henüz birkaç hafta önceki Haven sakinleri. İşlerin yoldan çıkmasına neden olacak normal insanlar. Gittikçe makineleşecek, kendilerini “gelişme” adı altında her yaptıklarını mübah gören yaşamak için istedikleri değişikliğe giden, sömüren, tehdit edildiklerini hissettiklerinde öldüren bireyler.

Fazla ipucu vermek istemiyoruz ama şu kadarını söyleyebiliriz, Şeffaf King gibi bir ustadan beklenebilecek derecede iyi bir bilimkurgu romanı. Uzun zamandır King okumadıysanız gecikmeyin.

Advertisements

Ne yazsam

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s