görünmez kurşunlarla vuruldu
uçsuz bucaksız kalbinin ortasından
pandomimci
kanı makyajında
makyajı asfaltta
kalabalık çarşılardan geçiyordum
kiremit kırmızısında çatılar eğiliyor
önüm sıra
kara köpekler terliyor
dünya yüzlü kadınlar
durmaksızın güneş etrafında dönüyordu
sessiz ıslıklarla vuruldu
iki el
pat pat
gözleri yerde bir öğle vaktiydi
pandomimci
sonsuza uğurlanan fotoğraf karesinde
gülümsedi
karşı kuafördeki kadın
kestikçe gürleşen yalnızlığını düzleştiriyor
köşedeki tuhafiyecinin çırağı
düğmeli şiirler yazıyordu
pandomimci
önemsiz ara sözler gibi
upuzun, yerde yatıyordu