Kara Mizah Evreni

Kara Mizah Evreni

1967 Tel Aviv doğumlu yazar Etgar Keret’i bir kalıba oturtmak hakikaten zor. Gerçekten iyi bir edebiyatçı mı yoksa basit bir söz cambazı mı? Çağımızın okuyucusuna özellikle genç kitleye nasıl bu kadar iyi seslenebiliyor? Fantastik soslu anlatıları sadece gerçeği bulandırmaktan, gerçeği çarpıtmaktan mı ibaret? Şimdi tüm sorularımıza cevap aramak için Keret’in öykü evrenine hızlıca bir giriş yapalım. Yazarın bizden, okuyucusundan beklediği gibi…

foto1

Etgar Keret’in şu ana dek dört öykü kitabı mevcut: Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü, Nimrod Çıldırışları, Buz Dolabının Üstündeki Kız, Kapı Birden Vuruldu. Dört kitap da genellikle kısa öykülerden oluşuyor. Ancak içlerinde, kısmen de olsa uzun öykü denilebilecek çalışmalar da var. Keret Sarnıç Dergisi’ndeki bir röportajında uzun öykülerinden bahseder. O öykülerin karakterlerinin değişmesi gerekliliğine değinir. Değişim ise bir süreçtir tabii. Kısa öyküler alan bakımından değişim teması için az gelmektedir. Bu nedenle, örneğin Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoföründe, Kneller’in Mutlu Kampı minvalinde bir öyküye rastlarız ki öykü Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi ismiyle filme alınmıştır.

Anlatıların çoğunlukla kısa öykülerden oluşması dışında, kara mizah unsurları taşıması, ironi ile beslenmesi ortaklıklarını da belirtebiliriz. Keret, hem siyasal eksenle, hem de normal yaşantının getirdikleriyle hınzırca oynayan bir yazar. Normalde güldürü kaldırmayacak konuları ironik bir yapıyla tebessüm bırakacak şekle sokmakta. Zaten kara mizah da bu demek.

Öykülerinin kurgusu hızlı, öykü dili ise ironiyi ön plana çıkaracak biçimde kısa cümlelerden kurulu ve yalındır. Yaşadığımız yüzyıla baktığımızda artık sosyal medyanın kendi literatürünü oluşturduğunu, argümanlarını yarattığını görebiliriz. Genç kitlenin hemen hepsi sosyal medya kullanıcısı. Keret’in çalışmaları da anlatım açısından sosyal medya yüzyılının gerekliliklerine ayak uydurabilen, genç kitlenin hemen tüketebileceği, tüketmekten keyif alacağı çalışmalar. Bir edebi ürün için tüketmek kelimesi yanlış ifade sayılabilir, Keret’in ürünleri haricinde!

foto2

Etgar Keret, tüketim meselesine rağmen kesinlikle iyi bir edebiyatçı. İlk olarak kendi evrenini uzun süre önce kurmuş bir isim. Atmosfer yaratma konusunda gayet başarılı. İkincisi bu evrendeki kurallar basit. “Nasıl olur?” sorusu katiyen akla gelmeyecek. Evet, Keret’i okurken ne kadar tuhaf, ne kadar alışılmadık bir öykü okuyorsak da, “Nasıl olur?” sorusunu sormuyoruz. Üçüncüsü, Keret’in öyküleri hemen adapte olunup çabucak sindirilecek öyküler imajı yaratsa da, üzerinde düşünmeye değer öyküler. Gerçekliği kavramadan onu kıramazsınız. Keret de farkında öyle yapamayacağının. Fantastik durumlar gerçekliği didik didik etmenin en doğru reçetesi gibi duruyor. Anlattıkları gerçekliğin eleştirel boyutu. Sadece kullandığı ironi, yarattığı evren hayır amacım bu değil hissiyatı yaratıyor. Belki de amacı değildir… Yine de alttan alta yaptığı eleştiriler gözardı edilemez.

Keret, tüm muzipliğiyle, dünyanın gidişatına dair kara mizaha yaslanan öyküleriyle, ironisiyle kesinlikle okunmalı. Ülkemizin en önemli yerüstü kaynağı; ironi hatırlandığında okuyucu olarak ruhumuzu Keret’e yakın hissetmek kaçınılmaz olacaktır.

Advertisements

Ne yazsam

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s