2015 Günlükleri: Evde İzlemeler

citylights
Yönetmen: Charles Chaplin
Senaryo: Charles Chaplin, Harry Clive, Harry Crocker
Oyuncular: Charles Chaplin, Virginia Cherrill, Florence Lee

“İyi yürekli bir sokak serserisi, kör bir çiçek satıcısına aşık olur. Kıza kendisini zengin bir adam olarak tanıtır. Sonradan hayatını kurtardığı bir milyonerin ona arkadaşça davranıp sözler vermesinden cesaretlenir. Adamın kapısını aşındırıp, sevdiği kızın gözlerinin görmesi için gerekli ameliyat parasını ödünç alabileceğini sanır. Oysa varlıklı insanlar abartılı bir kibarlık içerisinde, ikiyüzlü bir yaşam sürmeye alışkındırlar. Çoğu eleştirmene göre Charlie Chaplin’in başyapıtı. Sesli sinemanın yeni yayılmaya başladığı bir dönemde, bu devrimi reddederek yine sessiz çektiği filminde, neredeyse tüm becerilerini konuşturuyor Chaplin…”

Chaplin’in en iyilerinden olan Şehir Işıkları izlemekten bıkmanın mümkün olmayacağı bir seyirlik. Hem oldukça eğlenceli sahneler barındıran hem de kimi zaman melankolik bir tona bürünen ama umutsuzluğa kapılmanıza izin vermeyen bir sinemasal hadise. Her sene en az iki doz Chaplin almak ruhu güzelleştirir, unutmayın…

can dostum

Yönetmen: Gus Van Sant
Senaryo: Matt Damon, Ben Affleck
Oyuncular: Robin Williams, Matt Damon, Ben Affleck

“Film, fotografik hafızaya sahip yoksul bir gencin yerlerini sildiği üniversitenin profesörü Sean McGuire’la kurduğu dostluğu anlatıyor. McGuire, Will Hunting adlı bu gençteki yeteneğin farkındadır ve ona hayranlık duymaktadır. Nobel ödüllü profesörlerin bile çözmekte zorlanacakları problemleri kolayca çözen Will ise çıkardığı bar kavgası sonrası çarptırıldığı hapis cezasından kurtulabilmek için profesör McGuire’a ihtiyaç duymaktadır. Oscar ödüllerinde 9 dalda adaylığa layık görülmüş olan Can Dostum, Robin Williams ile “en iyi yardımcı erkek oyuncu” ödülü ve senaryosu ile de “en iyi özgün senaryo” ödüllerini kazanmıştı.”

Her sene bir Robin Williams filmini yeniden izlemek artık klasikleşti… Can Dostum ustanın en sevdiğimiz filmlerinden birisi. Bir dahinin hayatına bakıştan çok, iki adamın zaaflarıyla, korkularıyla, tutkularıyla geliştirdikleri dostluğun harika öyküsü. Robin Williams’ın harika oyunculuğunun yanında Gus Van Sant’ın sakin sakin kullandığı kamerasıyla da insanın içine işliyor. Can Dostum unutulmaz.

yaşamaya değerYönetmen: Mona Achache
Senaryo: Mona Achache, Muriel Barbery
Oyuncular: Josiano Balasko, Garance Le Guillermic, Togo İgawa 

Paris’te dış dünyadan uzak bir çevrede yaşayan 11 yaşında, oldukça zeki bir kız olan Paloma, 12. yaş gününde intihar etmeye karar verir. Ölümle randevusunun yaklaşmasına yakın, yalnız apartman görevlisi Renée ve gizemli Kakuro ile tanışır. Böylece Paloma, karamsar hayatını gözden geçirme şansı bulacaktır.”

Yaşamaya Değer, geçtiğimiz yılın en sevdiğimiz filmlerinden birisi oldu. Evet anlatım tarzı dışındaki bazı sinemasal unsurları tartışmaya müsait fakat, herkes göründüğünden fazlasını barındırabilire dayanan öyküsü ve karakterleri filmi birkaç seviye yukarı taşıyor. Yaşamaya Değer insan tanıma sanatına oldukça önemli bir katkı sağlıyor.

 

 

satıcının olumuYönetmen: Volker Schlöndorff
Senaryo: Arthur Miller
Oyuncu: Dustin Hoffman, Kate Reid, John Malkovich

“Willy Loman adlı karakterin trajik hikayesini anlatır.Geçmiş hayatı ve şimdiki hayatı birbirine karışmıştır.Savaş sonrası ekomideki değişiklikler hayatını fazlasıyla değiştirir.Geçmişe dair olaylarla ilgili halusinasyonlar görmeye başlar.Sonunda ölmesinin hayatta kalmasından daha çok işe yarayacağını karar verir.”

Satıcının Ölümü uyarlandığı oyunun etkisiyle olacak ki tiyatral havasını koruyan fakat sinemasal özellikleri de ihmâl etmeyen, gerçekçi oyunculuklarından güç alan harika bir klasik. Ekonomik koşullar altında ezilen, hayâllerini çoktan terk etmiş, tek umudu oğlu Biff’ten de umduğunu bulamayan Willy Loman’ın hikâyesi. Biff’in babasının ölümünün ardından söyledikleri unutulmazlar arasına girebilir.

“Onun hayalleri yanlıştı, düşleri, gerçekten kim olduğunu asla bilemedi.”

 

hayallerim aşkım ve senYönetmen: Atıf Yılmaz
Senaryo: Ümit Ünal
Oyuncular: Türkan Şoray, Oğuz Tunç, Müşfik Kenter

“Bir yetimhanede büyüyen Coşkun çocukluk yıllarından beri ünlü sinema yıldızı Derya Altınay’a tutku dolu bir hayranlık duymaktadır. Küçücük yaşlarda başlayan bu düşsel hayranlık uğruna, yetimhanedeki çocukluk aşkı Rukiye’yi bile dışlayacak kadar gözü karadır. Ve Derya Altınay, bir gün okula ziyarete geldiğinde, beyaz perdeden tanıdığı ünlü yıldızı büyük bir hayranlıkla izler. Bir an unuttuğu ilk aşkı Rukiye’yi Derya Altınay evlatlık olarak alıp götürecektir. Ünlü yıldızın hayalleriyle büyüyen Coşkun’ un artık tek amacı, Derya Altınay için bir senaryo yazmaktır.”

Atıf Yılmaz filmografisi sinemamızın en iyilerini, en farklı işlerini bir araya getirir. Hayallerim Aşkm ve Sen de Ümit Ünal’ın harika senaryosunu işleyen, sinema tutkusunun ön plana çıktığı, fantastik unsurlar da barındıran bir Beyoğlu güzellemesi veya Beyoğlu ağıdı şeklinde okunabilir. Türkan Şoray’ın belki de en iyi performansını sunduğu, müzikleri de akıldan çıkmayacak bir başucu filmi.

 

arkadasYönetmen: Yılmaz Güney
Senaryo: Yılmaz Güney
Oyuncular: Yılmaz Güney, Kerim Afşar, Melike Demirağa

“Filmde yıllar sonra karşılaşan iki eski arkadaşın öyküsü anlatılıyor. Dünün yoksul öğrencisi Cemil (Kerim Afşar) zengin olup, güzel karısı Necibe (Azra Balkan) ve içine kapanık, incecik, fidan gibi baldızıyla (Melike Demirağ) mutlu bir yaşam sürdürmektedir. Ne var ki arkadaşı Azem’ in (Yılmaz Güney) evlerinde kalıp yaşamlarına girmesiyle düzenleri bozulur. Her şeyden önce iki arkadaşın sınıfsal farklılıkları ortaya çıkar. Bir sahil kentindeki yozlaşmış yaşam biçimi, Necibe’nin kocasını aldatması, Melike’ nin Azem’le duygusal bir ilişkiye girmesi ve Cemil’in kaçınılmaz acı sonu… Bir silah sesiyle her şey noktalanır. İntihar eden Cemil midir? Bu son, seyirciye bırakılır.
Güney, bu olayların içinde köy ve kent arasındaki çelişkileri, kültür yaşamının farklılıklarını da ortaya koyar.”

Yılmaz Güney’in Arkadaş’ı sanatçının politik tavrını, sınıf farklarını, yozlaşmayı birbirine zıt iki arkadaş üzerinden basit bir dille anlattığı sımsıcak bir film. Melike Demirağ’ın kafesinden çıkmamış, toy, tüm yozlaşmanın içinde insancıllığını koruyan karakteri, Azem’in şapkalı “A”sı ve Cemil’in kendini arayışı bile filmi izlemeye yeter. “Sen kendini burada mı kaybettin ki burada arıyorsun Cemil?”

1173Yönetmen: Vittorio De Sica
Senaryo: Cesare Zavattini, Vittorio De Sica
Oyuncular: Carlo Battisti, Maria-Pia Casilio, Line Gennari

“İtalyada 2. Dünya savaşı zamanlarında geçer hikayemiz.Umberto Domenico Ferrari 30 yılını devlete vermiş bir emeklidir,Umberto D. pansiyon sahibesi tarafından 20 yıldır kaldığı odadan çıkarılmak istenir ama direnir ve de belli bir süre onunla savaşır.Hikayemizin anakarekteri Umberto D. kadar köpeği Flick de bize bu hikayede yol gösterici rolünü üstlenmiştir.İki canlı bir oda da sonunda barınamaz hale gelirler ve de sonunda Umberto D. anlayacaktır ki bu dünya artık o eski dünya değildir herşey değişmiş ve de vefasızlaşmıştır… “

Hani olmaz da sinemadan umudunuzu kestiyseniz, hiç bir film uzun süre sizinle gelmiyorsa Umberto D. bu derdinize deva olacaktır. Bir köpek, bir adam ve bir şehirle yapılabilecek en güçlü film. Umberto D. hem ana karakterinin direnişiyle hem de hikâyelerin asla değersiz olmadığını göstermesiyle oldukça kayda değer. Hem içinizin acıyacağı hem de keyifleneceğiniz bir başyapıt. Defalarca izlenebilir.

 

bennyYönetmen: Michael Haneke
Senaryo: Michael Haneke
Oyuncular: Arno Frisch, Angela Winkler, Ulrich Mühe

“Git gide yaşadığı hayata ve ailesine yabancılaşan 14 yaşındaki Benny, vaktinin neredeyse tamamını şiddet dolu videolar izleyerek ve kendi el kamerasıyla odasının camından çekim yaparak geçirmektedir.
Gün geçtikçe akıl sağlığını yitirmeye başlayan ve gerçeklik algısı değişen Benny, tıpkı izlediği bir domuzun parçalandığı video gibi kendi ev yapımı filmini çekecektir. Tek fark, ailesinin evde olmadığı bir haftasonu evine davet ettiği kızın bu videoda yer almasıdır. Şiddeti en saf haliyle önümüze sunan Michael Haneke’nin “Duygusal Buzlaşma” olarak tanımlanan üçlemesinin ikinci filmiBenny’s Video, yönetmenin 5 yıl sonra çekeceği Funny Games’e bir ön hazırlık görünümünde adeta.”

Benney’nin Videosu her zamanki gibi her bünyenin kaldıramayacağı, sınırları zorlayan, psikolojisiyle yoran bir Haneke filmi. Ustanın medya ve şiddet eleştirisine katkı sağlayan, soğukkanlı bir yapım.

2145

Yönetmen: Dario Argento
Senaryo: Thomas De Quincey, Dario Argento, Daria Nicolodi

“Bu filmin son 12 dakikasından daha korkunç birşey varsa; o da ilk 92 dakikasıdır!”
Amerikalı genç bir kadın, dünyaca ünlü bir bale okuluna gitmek için Almanya’ya gelir. Fakat daha okula adım atmadan, tuhaf olaylar kendisini göstermeye başlar. Yağmur altında, gecenin bir vakti okula doğru yürürken, bir başka öğrencinin okuldan kan ter içinde fırladığını görür.
Nihayet okula kapak atar. Fakat geceleri duyacakları garip sesler ve dedikodular, okula ve yöneticilerine dair, korkunç bir gerçeğe doğru yaklaştıracaktır onu…”

Suspiria renkleri, müzikleri kısacası tekinsiz atmosferiyle izleyicisini adım adım ürküten, diken üstü bir film. Tedirgin edici ve kaçırılmaması gereken bir sinemasal deneyim. Özellikle açılış sahnesindeki kötücül işaretler unutulacak gibi değil. Argento’nun kanlı masallarına hoş geldiniz.

 

 


insidious2Yönetmen: James Wan
Senaryo: Leigh Whannell,  James Wan
Oyuncular: Patrick Wilson, Rose Byrne, Ty Simpkins 

“Tekrar bir araya gelen Lambert ailesi, büyükannenin evinde kalmaktadır. Tam ruhlardan kurtulduklarını düşündükleri anda, bebek telsizindeki fısıltılar, beyaz elbiseli bir kadın görüntüsü ve koridordan gelen sesler gibi garip olaylar vuku bulmaya başlar. Lanetli Lambert ailesi, ruhlar dünyası ile tehlikeli bir bağlantıya geçmelerine sebebiyet veren çocukluk sırlarını açığa çıkarmak için ne gerekiyorsa yapmak üzere harekete geçer.”

James Wan’ın hem ilk Testere filmiyle hem de Ruhlar Bölgesi serisi ve Korku Seansı filmleriyle eli yüzü düzgün, türe sadık ve kimi zaman da ufak yenilikçi hareketler sergileyen korku filmleri çektiğini söyleyebiliriz. Hiç hesapta olmayan (burası tam inandırıcı olmayabilir) bir devam filminin ilk filmdeki öykü boşluklarını çarpıcı bir şekilde doldurması, açık kapı bırakmaması ve serinin başarısına önemli katkı sağlaması pek rastladığımız durumlar değil. Ruhlar Bölgesi tüm bunları ve fazlasını yapabiliyor.

 

 

Advertisements

Ne yazsam

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s