35. İstanbul Film Festivali Mini Liste

En sevdiğimiz festivallerden biri yaklaşıyor. Yaklaşık yedi senedir kaçırmadığımız İstanbul Film Festivali bu sene 35. kez sinema severlerle buluşuyor. Program yine dopdolu. Düşünün ki ilk listemiz 41 filmden oluşuyordu. Ne yazık ki on filme kadar indirmek zorunda kaldı. İşte Artistik Bellek mini festival listesi:

Eva’ya Huzur Yok

eva no duermo

Yönetmen: Pablo Agüero

Senaryo: Pablo Agüero

Oyuncular: Gael Garcia Bernal, Denis Lavant, Daniel Fanego, Imanol Arias

“1952 yılında, Arjantin´in sevilen First Lady´si Eva Peron kanserden öldüğünde bedeni sergilenmek için mumyalanır. Üç yıl sonra askeri darbeyle devrilen Juan Peron ülkeyi terk etmek zorunda kalır. Artık Eva´nın cansız bedenini askeri cunta kontrol etmektedir, hem de bu bedenin sahip olduğu yıkıcı politik kuvvetin farkındalığıyla… Arjantin sinemasının yeni nesil en heyecan verici yönetmenlerinden biri olan Pablo Agüero, cansız bir beden üzerinden ülkesinin acılarla ve hayal kırıklıklarıyla yoğrulmuş yakın tarihine ışık tutuyor. Görsel tercihleriyle bazen bir kâbusa bazen ise bir rüyaya çalan Eva´ya Huzur Yok, Gael García Bernal´e de kariyerinin en ilginç rollerinden birini bahşediyor.”

Gael Garcia Bernal yanında Denis Lavant… Festival ruhunu hissettirecek bir film gibi duran Eva’ya Huzur Yok, oyuncu kadrosundaki isimlerin dışında konusuyla da epey ilgi çekici. Uzun zaman unutamayacağımız bir faşizm anlatısıyla karşı karşıya olabilir. Festivalin Uluslararası Yarışma bölümünde gösterilecek Eva’ya Huzur Yok ihmale gelmez.

 

Harikalar Diyarı 

heimatlandYönetmen: Michael Krummenacher, Jan Gassmann, Lisa Blatter, Gregor Frei, Benny Jaberg, Carmen Jaquier, Jonas Meier, Tobias Nölle, Lionel Rupp, Mike Scheiwiller

Senaryo: Michael Krummenacher, Jan Gassmann, Lisa Blatter, Gregor Frei, Benny Jaberg, Carmen Jaquier, Jonas Meier, Tobias Nölle, Lionel Rupp, Mike Scheiwiller

Oyuncular: Peter Jecklin, Dashmir Ristemi, Julia Glaus, Michele Schaub Jackson, Florin Schmidig, Egon Betschart, Gabriel Noah Maurer

“İsviçre´nin üzerinde devasa bir bulut belirmiş durumda ve giderek büyüyor. Büyük tufanın başlaması an meselesi. Elektrikler ve sular kesik, süpermarketler yağmalanıyor, II. Dünya Savaşı´ndan kalma barınaklar tekrar kullanıma açılmış durumda, sigorta şirketleri panik içerisinde, faşistler sokakta yabancı avında, polis ekipleri kaosu kontrol altına alamıyor. Halk akın akın Almanya´ya göç etmekte. Belki de kıyamet tahmin ettiğimizden daha yakın… İsviçreli 10 genç yönetmen, beraber yazıp yönettikleri, Locarno Film Festivali´nde dikkat çeken filmlerinde ülkelerinin ve Avrupa´nın bugünkü haline ışık tutuyor.”

Soğuk ülkeler sineması festival listeleri için olmazsa olmaz… Bu kuralı göz önünde bulundurunca on yönetmenin elinden çıkma bu var olan kıyametler öyküsü izleyici için epey keyifli bir sürpriz olabilir. Birden fazla yönetmenin çalıştığı tematik olarak bağlanabilen hikayeleri seviyorsanız Harikalar Diyarı sizin için ideal olabilir. Filmi, Kıyametten Önce İzlenebilecek 10 Film listenize de eklemekten çekinmeyin.

 

 

Köpeğin Kalbi

heart-of-a-dogYönetmen: Laurie Anderson

Senaryo: Laurie Anderson

 

“New York sanat çevrelerinin ünlü avangart sanatçısı Laurie Anderson, 29 yıllık aranın ardından sinemaya kişisel, samimi ve sıcak bir filmle dönüyor; kendi dış sesiyle anlattığı, Venedik Film Festivali´nde Altın Aslan için yarışan Köpeğin Kalbi´nde canlandırma, ev videoları, bozulan imajlar gibi değişik film tekniklerini, özgürce ilerleyen metinle hiçbir kan uyuşmazlığı yaşamadan bağlıyor. Film, yönetmenin çok sevdiği teriyer köpeği Lolabelle´den, 11 Eylül sonrası yükselen devlet paranoyalarına, gökyüzüne, Wittgenstein´a, ölüme uzanıyor. Anderson´ın 2013´te kaybettiği hayat arkadaşı Amerikalı efsane müzisyen Lou Reed´in ruhu ise deneysel sinema zirvesinin her saniyesinde hissediliyor.”

 Festivalde sinema keyfimizi epey artırmasını beklediğimiz bir diğer film Laurie Anderson imzalı Köpeğin Kalbi. Deneysel sinemanın ne olduğuna dair güçlü bir örnek beklediğimiz filmi beğenmesek de ortamlarda şanımız yürüsün diye düşündük. Beğenirsek baş ucu filmi yaparız orası ayrı. Filmin isminin Bulgakov’a selam çakması da (yani bizce!) ilgi çekici. Bu sinema fırsatı kaçmaz…

 

Hüzünlü Belladona

belladona

Yönetmen: Eiichi Yamamoto

Senaryo: Yoshiyuki Fukuda

Oyuncular: Tatsuya Nakadai, Masakane Yonekura

“Sinema tarihinin en sıradışı, cüretkâr ve psikedelik animasyonlarından biri. Fransız tarihçi Jules Michelet´in La Sorcière isimli kitabından uyarlanan film, köyün baronu tarafından tecavüze uğradıktan sonra şeytanla anlaşma yapan Jeanne´ın hikâyesini anlatıyor. 14. yüzyılda geçen bu Japon animasyonu, cinsellik üzerine adeta bir metafor bombardımanı, tabu yıkıcı ve kafası dumanlı bir film; tarot kartlarının imge dünyası ile Gustav Klimt ilhamlı bir görsel şölen. Son yılların en önemli keşiflerinden biri olarak gösterilen Hüzünlü Belladonna, ilk çıktığı yıllardan bu yana uzun süre ulaşılamayan bir filmdi. 2015´te restore edildi ve Amerika dahil dünyanın pek çok ülkesinde ilk kez 2016´da gösteriliyor.”

Festivalin Gömülü Hazineler programındaki tüm filmler ilgiye değer. Bu filmler arasından seçtiğimiz Hüzünlü Belladona görselliğiyle, hikâyesiyle zihnimize saldıracak gibi duruyor. Kitap uyarlaması bir anime olması, Gustav Klimt’e göz kırpması (googledan baktık), ümitlerimizi yeşertiyor.

 

Mars’tan Haber Var

marsYönetmen: Dominik Moll

Senaryo: Dominik Moll, Gilles Marchand

Oyuncular: François Damiens, Vincent Macaigne, Veerle Baetens, Jeanne Guittet, Tom Rivoire, Catherine Samie, Michel Aumont, Philippe Laudenbach, Olivia Côte, Julien Sibre, Léa Drucker

Harry, İyiliğinizi İsteyen Bir Dost ve Lemming´in yönetmeni Dominik Moll, yeni filminde orta yaş bunalımına absürd bir mizahla bakıyor. 49 yaşında, 20 yıldır aynı işte çalışan Philippe Mars, baba, eski koca, iş arkadaşı ve kardeş rollerinin hepsinde iyi olmaya çalışsa da gezegenler buna izin vermez. Philippe´in tekdüze hayatı, vegan oğlu, başarı takıntılı kızı, anne-babasının çıplak resimlerini yapan kız kardeşi ve dengesiz iş arkadaşı yüzünden yörüngesinden çıkar. Moll önceki filmlerindeki gibi bir kez daha günümüz sisteminde bir şeylerin ters gittiği hissine odaklanıyor. Berlin Film Festivali´nde yarışma dışı gösterilen filmde başrol François Damiens´in performansı çok beğenildi.”

Hayatımın Şarkısın’da filmin mizahı yönüne epey katkı sağlayan ve oyunculuğunu pek bir beğendiğimiz François Damins’in yeni filminin çoğumuzun yıllar sonraki haline dair bir hikaye anlatması muhtemel. İsminden konusunda ufak tefek muziplikler taşıyan Mars’tan Haber Var henüz hiçbir filmini izlemediğimiz (bir Kubrick değil neticede) Dominik Moll’un yeni filmi.

 

Gökdelen

high-rise-movie-poster-1Yönetmen: Ben Wheatley

Senaryo: Amy Jump

 Oyuncular: Tom Hiddleston, Jeremy İrons, Sienna Miller, Elisabeth Moss, Luke Evans, Stacy Martin

“İngiliz sinemasının harika çocuğu Ben Wheatley´nin yeni filmi Gökdelen, kült yazar J.G. Ballard´ın aynı adlı romanından uyarlama. Başrollerinde Tom Hiddleston, Jeremy Irons ve Sienna Miller´ın bulunduğu film, hikâyenin geçtiği 70´lerin distopya havasını yansıtan bir bilimkurgu; dünyadan soyutlanmış bir gökdelende lüks bir yaşam süren genç bir doktor hakkında. Doktorun başta memnuniyetle uyum sağladığı bu düzen, eşitsizliği göstermeye çalışan bir belgeselci tarafından bozulur. Film, yapım tasarımı, oyunculukları, Wheatley´in kontrollü yönetmenliği ve Ballard´ın uyarlanması zor dünyasını yansıtma başarısıyla övgü topladı.”

Distopik sularda gezinen Gökdelen Tom Hiddleston’ın Loki’den fazlası olduğunu kanıtlayacak bir başka iyi film olabilir. Oyuncu kadrosunun parlaması yanında filmin J.G Ballard romanından uyarlanması da seçimimizde bir diğer önemli faktör. (Ballard için bknz. –> https://tr.wikipedia.org/wiki/J._G._Ballard)

 

Bin Başlı Canavar 

bin başlı canavarYönetmen: Rodrigo Plá 

Senaryo: Laura Santullo

Oyuncular: Jana Raluy, Emilio Echevarría, Sebastián Aguirre, Hugo Albores / Yapımcı: Sandino Saravina Vinay, Rodrigo Plá

“İlk uzun metrajlı filmi La zona / Yasak Bölge ile tüm dünyada ilgi çeken, dört yıl önce La demora / Gecikme ile Altın Lale için yarışan Rodrigo Plá, yeni filmi Bin Başlı Canavar ile yeniden festivalin Uluslararası Yarışma bölümünde. İlk gösterimi Venedik Film Festivali´nde yapılan film, çaresiz bir kadının sisteme karşı verdiği mücadeleyi konu alıyor. Sonia, kocasının kanser tedavisinin masraflarını karşılamayı reddeden sigorta şirketiyle sonuna kadar mücadeleye kararlıdır. Ancak bürokrasi ellerini kollarını bağlarken, devlet çalışanları da ilgisizlikleriyle kadını çileden çıkartır. Filmi baştan sona sürükleyen Jana Raluy´un performansıyla da beğeni toplayan Bin Başlı Canavar heyecanla izlenen bir toplumsal taşlama.”

İlk filmi Yasak Bölge’yle hem kalbimizi kazanan hem de iyi işleyen, sınıfsal farklar üzerinden adalet kavramını sorgulayan, güçlü bir politik filme imza atan Rodrigo Pla’nın yeni filmi de heyecan verici olacak gibi. Pla, Bin Başlı Canavar’da kamerasını sağlık sistemine çeviriyor. Yasak Bölge’nin yanına bile yaklaşsa yeter.

 

Acı Sokağı

acı sokağı Yönetmen: Arturo Ripstein

Senaryo: Paz Alicia Garciadiego

Oyuncular: Patricia Reyes Spíndola, Nora Velázquez, Sylvia Pasquel, Arcelia Ramírez, Alejandro Suárez, Erando González, Paola Arroyo

“Meksika sinemasının 1960´lardan bu yana üretken bir şekilde film yapan, en büyük yönetmenlerinden Arturo Ripstein yeni siyah-beyaz filmi Acı Sokağı´ndan bahsederken “Gerçeklik fani bir durumdur” diyor, “Hakikate mahkûm olmaktansa bir şeyler uydurmayı tercih ederim”. Yönetmenin bu seferki kahramanları, yaşlıca iki hayat kadını. Hiç hesapta yokken ağır bir suça bulaşıyor ve tutuklanıyorlar. Ripstein´ın dünyası ve görüntü yönetmeni Alejandro Cantu´nun kamerası, hayal kırıklıklarıyla dolu bu hayatların hikâyesinde buruk bir büyülenme hissini beraberinde getiriyor.”

Acı Sokağı Paz Alici Garciadiego’yu keşfetmek için harika bir seçim olabilir. En azından biz yönetmeni bu filmiyle tanımayı tercih ettik. Bir de tabii festivale gittik, siyah beyaz film izlemedik olmasın diye…

 

Hitchcock/Truffaut 

HitchcockTruffaut_posterYönetmen: Kent Jones 

Senarist: Kent Jones, Serge Toubiana

“Bir sanat dalının yöneldiği istikamete azami derecede etki eden iki yönetmen, Alfred Hitchcock ve François Truffaut. İkisi arasında kurulmuş bir köprü var: Truffaut´nun Hitchcock´la 3 gün boyunca yaptığı söyleşiden derlediği, 1966 yılında yayımlanan kitabı Hitchcock´a Göre Sinema. Kent Jones´un belgeseliHitchcock/Truffaut, bir soru soruyor sinemanın halihazırdaki büyük yönetmenlerine: “Bu kitap sinemaya bakışınızı nasıl etkiledi?” Fincher, Schrader, Scorsese, Assayas, Bogdanovich ve pek çok isim, yılın heyecanla beklenen belgeselinde iki büyük yönetmene saygı duruşunda bulunuyor.”

400 Darbe ve dahası… Vertigo ve dahası… Gerisi Fincher, Scorsese filan işte…

Sinefiller kaçırmaz ama geri kalanı da kaçırmasın.

 

 

Sürü

SürüYönetmen: Zeki Ökten, Yılmaz Güney

Senaryo: Yılmaz Güney

Oyuncular: Tarık Akan, Melike Demirağ, Tuncel Kurtiz, Meral Niron, Yaman Okay

“Hamo (Tuncel Kurtiz) geçimleri hayvancılık üzerine kurulu, göçer bir ailenin reisidir. Hamo’nun oğlu Şivan (Tarık Akan), aralarında kan davası olan düşman bir aşiretin kızı Berivan’la (Melike Demirağ) evlidir. Hamo, oğlundan olan üç çocuğu da yaşamadığı için Berivan’ı bir türlü sevemez; Berivan, Hamo’nun aşireti için uğursuz ve lanetlenmiş bir gelindir. Hamo, Şivan’ın Berivan’dan boşanmasını ister. Şıvan ise, babasının baskılarına karşı, yalnız ve çaresiz Berivan’i terketmez. Bu yüzden baba oğul surekli kavgalıdırlar.”

Festivalin en sevdiğimiz bölümlerinden biri olan Türk Klasikleri Yeniden bölümü bu sene Sürü’yü ağırlıyor. Zeki Ökten, Yılmaz Güney iş birliğinin sonucunda ortaya çıkan
Sürü muhteşem hikâyesini gerçekçi oyunculuklarıyla destekleyen bir film. Özellikle Tuncel Kurtiz ve Yaman Okay’ın performansları unutulmaz. Perdede bir Yılmaz Güney filmi izlemek unutulmaz bir deneyim olabilir.

Türkiye Sineması 2015-2016, Anılarına, Sinema Onur Ödülleri, OTTO PREMINGER: BİR YÖNETMENİN ANATOMİSİ bölümlerinden herhangi bir filmi de listelere eklemeyi ihmal etmeyiniz.

İyi seyirler…

Advertisements

Ne yazsam

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s